HRANT DİNK CİNAYETİNİN PERDE ARKASI VE ARKASINDAN DOĞAN SONUÇLAR

         Dink kendi yazılarında önemli bir konuma gelmiş insandı. Önemli olan onu kimin öldürdüğü, öldürenin kimliği değil  bu insanın ölümünden kimlerin faydalandığıdır.

       Dink Uluslar arası Ermeni Diyasporası denilen bi görüşe karşıydı. Bu görüşte bulunan Ermenilerin zengin kişileri diğer ülkelerde bulunan ermenilere çok miktarda para akıtarak onların güçlü olmasına ve  o devlette kendi bağımsızlıklarını ilan etmelerini oluşturmaya çalışan bir örgüttür. Dink ise bu yönde olan gelişmelere karşı çıkmış ''bir sorun varsa bu milletin ile kendi aralarında çözülmesini ''istyerek bu Fransa ve AB gibi ülkelerdeki çalışmalara karşı çıkmış bir ermenidir.

       Şimdi tv ve gazetelerde gözüken fotoğraflara bakarsak birincisi Hrant Dink sokağa çıktığında soğuk bir mevsimde paltosunu bile giymeden telaşlı bir şekilde dışarı çıkmış, ölüm tehdidi alan bir insan dışarı çıkmadan önce çok tedbirli endişeli olur. Dink'in böyle dışarı çıkması için çok yakın ve güvenilir bir arkadaşının telefonu ile aşağı inmesi gerekir. Bir katilin çağırması tehdidi ile inmez. Yine ayakkabılırının yırtık ve eski olması bu Ermeni Diyasporasın dan nasibini almamış olmamasını ifade eder, onlara yardım etse çok varlıklı olurdu herhalde. Yine katilin şapkasının önce olay yakınlarında bulunması ve sonra kendi üzerinde başka bir şehirde şapkasıyla yakalanması sanki emniyetin de yardımı var düşüncesini doğuruyor.

        Eğer bu insanın maneviyatçı, milliyetçi bir insanın işine yarasaydı  bu milletin yararına olurdu ama bu cinayetten sonra ermenilerin ayaklanması arttı,  ve yine milliyetçi ve maneviyatçı bir insan diye Prof. Dr. Haydar Baş'a  suç atılmaya çalışıldı . Oysa milliyetçi olmak maneviyatçı olmak bu milletin zararına olabilirmi? Bu cinayet ile; tekrar Ermeni meselesi çıkartmak isteyenlere yaradı, milletine sahip çıkan, Anadolu'ya sahip çıkan insanlara suç yüklenmeye karalanmaya çalışıldı.

        Bizler böyle oyunlara kanmayalım bu olaylar milletimizi birbirinden ayırmak için planlanmıştır. Ermenilerin tarihte ilk olarak Türkler'le tanışmasına bakarasak Malazgirt Meydan Muharabesinde Türkler kaybetmek üzereyken Ermeniler bize yardım etmiştir ve yenilgiyi önlemişlerdir. Bu  savaştan sonra Osmanlı da   Şehirlerimizi yöneten vali konumuna kadar yükselmişler, 1830 öncesine kadar hiçbir meselemiz olamıştır. Ama devletimizi parça parça yıkmak isteyenler onları ayaklandırdı ve Kurtuluş Savaşında ilk cephemizi onlara karşı açmak zorunda kaldık. Bu nedenlerle Ermenilerin tekrar bizimle düşman olması kendilerinin de işine gelmiyor, ama bu topraklarda gözü olanlar bu milleti parçalamak için elinden gelen oyunları yapıyorlar.

Yorum Yaz